Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Mücap Ofluoğlu (Mücap Nedim Ofluoğlu)

Mücap Ofluoğlu

Doğum Yeri : Kadiköy. Istanbul

Doğum Tarihi : 1 Eylül 1923

Ölüm : 2012-12-11

Hakkında : MÜCAP OFLUOĞLU 4 Kasım 1923’te İstanbul'da doğan Mücap Ofluoğlu Fenerbahçe Spor Kulübü'nde futbol ve tenis oynadı. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldu. İki kez konservatuvar sınavında başarısız olunca eğitimine Zonguldak Maden Mühendisliği Mektebi'ne devam etti. Dört yıl süren askerlik görevinden sonra Canlı Hayvan Borsası'nda memurluğa başladı. Ofluoğlu, annesinin Muhsin Ertuğrul'a yazdığı bir mektup üzerine sanat yaşamına İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü'nde atıldı. 1946'da Jül Sezar oyunu ile figüran olarak İstanbul Şehir Tiyatroları büyük oyunlarına geçti. 1948 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan İzmir Şehir Tiyatrosu'na geçen sanatçı, 1951'de Muhsin Ertuğrul'un kurduğu Küçük Sahne'nin ilk kadrosuna katıldı. Küçük Sahne dağıldığında Suzan Ustan ile birlikte İstanbul Oda Tiyatrosu'nu kurarak Barillet- Grady ikilisinin yazdığı iki kişilik Kaktüs Çiçeği oyununu sahneledi. Bu tiyatroda iki yıl boyunca oyuncu ve yönetmen olarak oyunlar sahnelemeye devam etti. 1960’ta Muhsin Ertuğrul'un çağrısı ile yeniden İstanbul Şehir Tiyatrosu'na dönen Ofluoğlu, bu kurumda altı yıl daha görev yaptı. O dönemde birlikte çalıştığı oyuncu Şirin Devrim ile kısa süreli bir evliliğinin ardından 1962'de çevirmen Filiz Karabey ile evlendi 1966’da istifa ederek ayrıldığı İstanbul Şehir Tiyatroları’na 1974 yılında yeniden döndü; Tiyatro oyuncusu olarak şöhretini, Şehir Tiyatrolarında oynadığı Cyrano de Bergerac rolü ile yaptı. Son olarak 1979 yılında Moliere'in Hastalık Hastası adlı oyununu sahneleyen Ofluoğlu, bu oyunu Türkiye'de ilk kez sahneye koyan kişi olarak Türk tiyatro tarihine geçti. 1980’de emekli oldu. 1981'de Küçük Sahne'de Eski Moda Komedya oyununu yönetip oynadı. 1983 yılında Tiyatroda 40. Yıl jübilesini yaptı. Ofluoğlu Sabahattin Ali’nin 25 Kasım 1946 tarihinde yayına başlayan siyasi mizah gazetesi Marko Paşa'nın yazar kadrosunda yer almıştır. 17 Mart 1947 tarihli 16. ve 17.sayılarda (1. seri) Marko Paşa’nın sahibi ve yazı işleri müdürü oldu. Yazarlığı, yaşamının daha sonraki yıllarında çeşitli gazete ve dergide yazarak sürdürdü. Şiir, anı, söyleşi türlerinde dokuz kitabı yayımlandı. Sinema oyunculuğuna 1943 yılında Dertli Pınar filmiyle başladı. Bu ilk filmden sonra aralarında “Vatan İçin” (1951), “Kaldırım Çiçeği”(1953), “Biri ve Diğerleri”(1987)'nin de olduğu otuza yakın filmde rol aldı. Oyuncu, “Kurtuluş” ve “Süper Baba” gibi ünlü televizyon dizilerinde de rol almıştır. Mücap Ofluoğlu ayrıca usta bir dublaj sanatçısıydı. Öztürk Serengil’i oynadığı filmlerin çoğunda seslendirdi. Başka birinin Öztürk Serengil’i seslendirmesi seyirci tarafından iyi karşılanmıyordu. “Temem, bilakis, yeşee, şepkem, bebe bittabi” gibi birçok replik halkın diline pelesenk oldu. Kimileri Türkçeyi bozduğunu düşünüyordu ama İsmet İnönü bile “yeşee” lafını kullanmıştı. Mücap Ofluoğlu’nun seslendirmesi Öztürk Serengil’in ününe ün kattı. Ayrıca üstadımızın sesini Kapıcılar Kralı’ndaki Bilge Zobu seslendirmesinden hatırlarız. Güler Misin Ağlar Mısın’da Turgut Boralı seslendirmesi de önemldir. Cevat Kurtuluş ve Süleyman Turan’’ı da sıkça seslendiren ustamız Sevgili Öğretmenim (1965) filminde Süleyman Turan ve Öztürk Serengil’i seslendirmiştir. 11 Aralık 2012’de İstanbul’da böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

İlgili Filmler



sinemaagresif

29 Ekim 2015 12:38

öztürk serengilin kendi sesi zannederken meğerse o ses mücap ofluoğluna aitmiş. gerçekten harika bir ses. meraklı köftecide ihsan yüceye de çok yakışmıştı.

Cevap Yaz

erakman

3 Ekim 2015 09:48

Turk sinemasinda bir cok kelimeye ayri bir soyleyis ile anlam katan Ozturk Serengil dublaji ile ozdeslesmis sanatci.

Cevap Yaz

myıldırım

24 Aralık 2014 00:52

Biri ve diğerleri filminde çok iyiydi ayrıca öztürk serengil ile bütünleşmiş bir sesi vardı allah rahmet eylesin.

Cevap Yaz

mkurtsen

23 Aralık 2014 23:57

"Türk Tiyatrosuna imza atmış bir duayen. 88 yıllık bir çınar. Hamlet'in vazgeçilmez Polonius'u. Unutulmaz Cyrano. Muhsin Ertuğrul'la birlikte Küçük Sahne- Şehir Tiyatroları arasındaki gidiş-gelişlerden sonra kendi sanatının arayışıyla İstanbul Oda Tiyatrosu ve hala belleklerde yer alan Küçük Sahne Mücap Ofluoğlu Tiyatrosu... 1950'leden bugünlere Lambo, Kulis, Park Otel, Divan Bar ve Çiçek Bar'da İstanbul gecelerinin ve Bodrum'un sevilen ismi. Her dönemde sanat-kültür camiasının kalbinde yer almış bir aktör. Orhan Kemal, Sait Faik, Orhan Veli'den Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Ümit Yaşar'a, Doğan Nadi, Rıfat Ilgaz, Sebahattin Ali'den İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Hasan Pulur'a, Cahit Irgat, Salih Tozan, Şirin Devrim'den, Lale Oraloğlu, Çolpan İlhan,Rutkay Aziz'e kuşakların gönül dostu, yol arkadaşı, can dostu...... " ......... Aynada bakıyordu gerçek yüzüne Ne Polonius ne Harpagon ne Cyrano Artık Yalnızdı çizgilerinde" M. Ofluoğlu Yukarıdaki satırları SİLİNMİŞ ALKIŞLAR İÇİNDE"Mücap Ofluoğlu Kitabı"nın arka yüzünden aynen aktardım. İş Bankası Kültür Yayınları Söyleşi Nuri Dikeç Ölümsüzlüğe göçüşünün 2 yılında rahmetle ve hürmetle. Işıklar içinde yatsın.

Cevap Yaz

Yeşilcamavi

20 Ağustos 2014 13:52

Şepke, patrön,babe sözcüklerininin duayeni. Çok ama çok iyi bir dublaj sanatçısıydı ve iyi bir oyunculuğu vardı. Sesi Öztürk Serengil ile bütünleşmisti adeta. Allah rahmet eylesin.

Cevap Yaz

Göztepe

13 Aralık 2012 21:48

İyi bir seslendirme sanatçısıydı onun sesiyle siyah beyaz filmlerde Öztürk Serengil'in filmlerini izlemek apayrı bir zevkti. Öztürk Serengil'e özellikle yaptığı dublaj çok yakışırdı Allah rahmet eylesin.!

Cevap Yaz

leventaksel

11 Aralık 2012 21:43

Bugün sonsuzluğa gitti.. Sanatın başı sağolsun.

Cevap Yaz

sharapnell

5 Haziran 2012 05:42

seslendirmenin efsanelerinden biri. adanalı tayfur tiplemesini oluşturan kişidir. tiyatro ve seslendirme sanatçısı olmasının yanı sıra anı ve şiir kitapları vardır. bir çok kaynakta belirtildiği üzere, ünlü siyasi mizah ve hiciv dergisi marko paşa'nın (sabahattin ali'nin editörlüğünde) yazar kadrosunda yer almış ve moliere'in hastalık hastası oyununu türkiye'de ilk kez sahneye koyan kişi imiş.

 

aram gülyüz onun için şöyle der; "mücap tiyatroda da provalar sırasında çay getiren çaycıya yeşee dermiş. günlük hayatında zaten kullandığı lafları bu sefer öztürk serengil seslendirmelerinde kullanmaya başladı. o dönem kötü adam rollerinde oynayan öztürk, bir filmin son sahnesinde ölmekteydi, başrol ayhan ışık geldi ve öztürk'e bakarak birşeyler söyledi. o arada öztürk'ün lafı yoktu sadece ağzını açıp kapattı ve öldü. seslendirmedeyse mücap oraya bir "yeşee" ekledi ve o yeşee lafı bir anda insanların ağzında söylenir oldu. etrafa yayıldı. literatüre girdi (gülerek) o döneme kadar kötü adam rollerindeki öztürk birden komediye geçiş yaptı; adanalı tayfur tiplemesi doğdu. neredeyse öztürk'ün kariyerinde komediye kayan o tavrı mücap oluşturdu.  sonra öztürk de bu tavrı benimseyip bunların üzerine eklemeler yaptı ve o yüz hareketlerini oluşturdu. filemlerin bazı yerlerinde yüz hareketlerini yaparken sadece ağzını açıp kapatırdı. oraları mücap konuşurdu. o aralar devamı geldi işte "temem" "şepke" falan. sonraları öztürk de adanalı tayfur tiplemesinin insanlarda yarattığı etkiyi görmüş olacak ki o da kelimeler türetti kelaj, mangıraj da o sıralar ortaya çıktı."

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

10 Ekim 2011 18:36

Sinema'da daha çok adını: Öztürk SERENGİL'İ kendi sesiymiş gibi ustalıkla seslendirmesi ile herkesce tanınan seslendirme tonmaisteri'dır. Ne kadar başka da sanatçıları seslendirse de.

Cevap Yaz

selimcelal

9 Eylül 2011 16:07

Öztürk Serengile sesi özleştirmişti.Büyük ustayı müthiş seslendiriyodu.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica