Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Baki Tamer (Baki Solak)

Baki Tamer

Doğum Yeri : Harput-Elazığ

Doğum Tarihi : 26 Aralık 1926

Ölüm : 2004-08-04

Eğitim : Erzurum Öğretmen Okulu

Hakkında : Elazığ'da doğdu.Erzurum Öğretmen Okulu'ndan mezun oldu. Bir süre muhasebecilik ve öğretmenlik yaptı. Sinemaya 1957'de "Çileli Bülbül" filmiyle girdi.Bir süre işletmecilik yaptı.1957'de Cep Tiyatrosu ve Küçük Sahne'de tiyatro oyunculuğuna başladı. Bazı filmlerin senaryosunu yazdı. Foto romanlarda oynadı. Yeşilçam'ın yaşadığı krizlerde zor günler yaşadı. Televizyon film ve dizilerinde rol aldı.

İlgili Filmler



sinemadünyası

14 Ekim 2019 23:28

Baki Tamer: Elazığ-Harput'tan köklü bir aileden olan Baki Tamer 1923 yılının 25 Aralık gününde,ailesinin 15. çocuğu olarak dünyaya geldi.nüfusu sonradan çıkarıldığından nüfüs kaydı 1926 yılıdır.Sporun her branşında çalıştı.Birçok bölge ve Türkiye dereceleri bukunuyor.Gaziantep Güreş Ajanlığı,üç spor kulübünün kurucu başkanlığını yaptı.Atletizm Milli Hakemlisansına sahiptir. Öğretmenlik,Muhasebecilik,Kooperatif Müdürlüğü,Gümrük Muhafaza Memurluğu,Polislik ve daha birçok görevde başarılı hizmetler verdi. 1937'de İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu Gaziantep'e geldi ve sahneye köyacağı bir oyun için 14 yaşlarında bir erkek çocuk aradı.Bu rol için seçilen Baki Tamer tiyatroya böylece adım atmış oldu.1940-53 yılları arasında Gaziantep Halkevi'nde temsil kolu başkanı,idarecisi,başrol oyuncusu olarak 150'ye yakın telif ve tercüme eseri sahneye koydu ve oynadı.1960-61 sezonunda İstanbul belediye Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıktı.Sonra Halide Pişkin,Burhanettin Tepsi, Sadi Tek Eti Tiyatrosu,Orta Oyuncuları Tiyatrosu,Fatih Tiyatrosu,Cep Tiyatrosu,Ses Tiyatrosu,Lale Oraloğlu Tiyatrosu ve Küçük Sahnme Tiyatrosu'nda çalıştı. 1945 yılında Faruk Kenç'in yönettiği Oya sensev ve Sadri Alışık ile oynadığı ''Günahsızlar'' filmi ile sinema oyunculuğuna başlamış oldu.İlk başrolünü 1957' Belgin Doruk ile 'Çileli Bülbül' filminde oynadı.60'a yakın filmde başrol oynayarak zamanın ünlü yıldızları arasına girdi.11 senaryosu filme alındı.800 filmde ve birçok televizyon dizisinde oynadı.4 çocuğu 8 torunu vardır. Kaynak:Soder Sanatçıları Ansiklopedisi

Cevap Yaz

mansurx

6 Aralık 2016 06:20

Baki tamer yetenekli iyi bir oyuncuydu oynadığı her işe renk katmıştır son dönemine kadar oyunculuk yapmıştı allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

Cevap Yaz

dedeefendi

10 Ağustos 2016 17:21

60'lı yıllarda başrol oynadığ film seyretmiştim. Galiba Fatma GGirik'le oynuyordu. Kemal Sunal ve Cüneyt Arkın filmlerindeki rollerinden bilinir.

Cevap Yaz

mncelik

21 Ağustos 2015 11:44

Artist, 6 Mart 1962* Baki Tamer: Şansı Gülmeyen Aktör Film artistleri içinde efendiliği, kibarlığı, ağır başlılığı ve mütevazi hareketleriyle temayüz eden Baki Tamer, Türk sinemasında bu güne kadar daima 2nci planda kalmıştır. Fakat bu sene şansının biraz olsun güleceğinden emin. Çoğu Anadolunun hür ve temiz havasında büyümüştü. Çocukluğu pek refah içinde geçmiş sayılmazdı. Babasının küçücük bakkal dükkanında, çocukluğun tekrar yaşanılması mümkün olmayan Serazat günlerine sırt çevirerek çalışıp harçlığını temin ediyordu. Satılmak için dükkana gelen günü geçmiş günlük gazeteler, bu zayıf esmer çocuğa ilk okuma zevkini vermişti. Okuyacak, memleket için hayırlı bir insan olacaktı. İmkanları buna hiç müsait olmadığı halde, bu fikri kafasına terkedilmez bir sevgili gibi yerleştirmişti. Günler gelip geçmiş, babasının bakkal dükkanında hayatının en tatlı günlerini çalışmakla geçiren bu küçük çocuk nihayet ilkokulu, hem de pek iyi derece ile bitirmişti. Fakat hayalinde yaşattığı ideale giden yolun kapıları, bu devreden sonra tamamen kapalı gibiydi. Babasının maddi imkanları daha fazla okumasını temin edebilecek durumda değildi. Fakat azim ve irade her güçlüğü yenerdi. Bu küçük çocukta gayesine ulaşacaktı. Parasız yatılı okumak için açılan imtihana girdi. Tam on beş kişiydiler. İçlerinden sadece kendisi kazanabildi Manialar teker teker ortadan kalkıyordu. Aradan seneler geçince bu zayıf ve esmer çocuğu, karatahtanın önünde beş on sene evvelki kendi durumunda olan çocuklara ders verirken, onlara iyi ve güzel şeyleri öğretirken görenler hiç te hayret etmediler. Artık öğretmen olmuş hayallerinin bir kısmını bu şekilde gerçekleştirebilmişti. Bunlar Baki Tamer'in, hadiselerle dolu hayat hikayesinin ilk kısımları di. Taksim gezisine doğru ilerlerken, elleri pardüsünün ceplerinde, kendine has ifadesi ile ağır ağır anlatıyordu. Gezinin merdivenlerinden çıkarken bir an durdu ve: “ Bunlar dedi, olmak istediğimin, yapmak istediğimin sadece bir kısmı idi. Her genç gibi benimde türlü ideallerim vardı. Zaten insanlarda gerçekleşmesini arzu ettiği, hayalinde yaşattığı yeni bir ideal olamazsa, gelecek günlerin hiç bir önemi kalmaz. Çünki bizi hayata bağlıyan daima gelecek günler beklediklerimizdir. Bu gün de böyle değil miyiz. Yarından çok şeyler bekliyoruz. yarın geliyor, belki aradıklarımızı bulamıyoruz, bütün ümidi bir sonrasına bağlıyoruz… Hayat dediğin zaten böyle devam edip gidiyor. Öğretmen olduktan sonra çocukluğumdan beri her gün kafamda büyük bir muamma gibi çöreklenip kalmış olan artist olma yolunun çarelerini aramaya başladım. Talebe temsillerindeki başarılarımı görenler beni ısrarla bu yola sevkediyorlardı. Hayatta tesadüflere çok inanırım. İşte böyle iyi bir tesadüf oldu. Film çevirmek için Diyarbakır'a bir ekip gelmişti. Temasa geçtim. Hemen bir kompozisyon rolü verdiler ve ikinci bir film içinde beni İstanbul'a çağırdılar. Artık benim için yeni bir istikbal ufku açılmıştı. Evli olmama rağmen, bütün işlerimi bir anda tasfiye ederek İstanbul'un yolunu tuttum. Meçhul bir istikbalin kucağına atılmıştım, fakat yılmadan mücadele edecektim. Gerisini biliyorsunuz. İlk zamanlar bir çok sıkıntılarla karşılaştımsa da sonra bütün bunlar zail oldu. Baki Tamer, hayatını bu şekilde özetlemişti. Uzun boylu, esmer yakışıklı genç adam kısa zamanda ismini memleketin her tarafına duyurabilmesinin, sevilen bir film artisti olabilmesinin elbette şanstan ve tesadüflerden başka sebepleri olmalıydı. Gezinin içindeki asfalt yolda bir aşağı bir yukar gezerken bu suali sordum : Biraz düşündükten sonra : “Başarıya ulaşmak muhakkak ki sadece şansla veya bir iki sırtı kalın tanıdıkla olmaz”. Adımımı film muhitinin içine attığım ilk günden itibaren bunun güçlüklerini çok yakından anladım. Bir kerre her şeyden evvel itimat telkin edebilmek şarttır. Tabii sanat kaabiliyetini saymıyorum, çünki sinema bir sanattır, ona koşanların da sanat kaabiliyeti ile mücehhez olmaları şarttır. İtimattan bahsediyorum değil mi? Bir film amilinin yanına gidince gerek giyinişiniz gerek konuşmanız, gerekse hareket ve tavırlarınızla ona çok şeyler ifade etmelisiniz. Bu bir doz meselesidir. Ayarını iyi yapamadığınız an bütün imkanları kaçırmış olursunuz. Her meslekte olduğu gibi sinemada da kendini beğenmenin boş gururun para etmediği misalleri ile doludur. Yerinde mütevazi, yerinde kibirli olmak lazımdır. Sonra en mühimi meslek arkadaşları ile iyi geçinmek, ufak kaprisler yüzünden düşman kazanmamak ve belki içlerinden en mühimi basın'la laübaliliğin ötesinde bir samimiyet peyda etmek, başarının unsurlarındandır.” “— Peki bir artist namzedi bu şartlara riayet edince muhakkak başarı elde edebilir mi.” “ — Muhakkak ki hayır. Belki siz de göruyorsunuz. Eline bir fotoğraf alan, yahut bilmem hangi filmde ufak bir rol oynadığı halde baş rolündeki artisti küçük gören hatta her gittiği yerde ileri geri laflar ederek, mevcut sempatisini kaybettiren bir sürü genç bu gün yeşil çam sokağını aşındırıp durmaktadır. Bunların her biri belki ilerde hakikaten büyük bir kıymet olabilirler, fakat tutumlarındaki sakatlık kısa zamanda kaybolmalarına sebep olacaktır. Bir çoklarının şans adını verdikleri bence bu saydıklarımdan ibarettir. İnsan çoğu defa şansını kendi yaratır veya kendi kaybeder.” “ — Demek artistlikte şansa yer vermiyorsunuz…” “ — Hayır şansa yer veriyorum fakat şansı avuç açıp beklemek diye vasıflandırmıyorum.” Kendisine soruyorum : — Baki, ilk filmini ne zaman çevirdin? Baki, gözlerini bir noktaya dikerek daldı sanki o günü yaşıyormuş gibiydi ve sonra konuşmağa başladı… — İlk filmimi 1957 yılında Belgin Dorukla İzmirde “Çileli Bülbül” ismindeki bu eserin baş rolünü oynadım. Film büyük iş yapınca Belginle olan teklifler bir birini takip etti “İyi Film” şirketinin (Daha Çekecekmiyim) Melek filmin (Kederli Yıllar) Filminde Belgin'le yine baş rolde oynadım. — Şimdiye kadar kaç film çevirdin? — 17 film çevirdim. Bunların 13 tanesi oynadı diğerleri yakında çıkacak. — Bu yıl çevirdiğiniz filmler. — Bu sezon çıkacak olan ve ikisinin senaryosuda benim olan dört film var. Öldüren Yalan, Aşka Dönüş, Kader Yollarımızı ayırıyor Esmer delikanlı. — Tahminime göre en az film çeviren jön benim bu kadar az filmle bu kadar isim yapmam, seyirci kazanmam beni memnun etmektedir. Ayrıca çok büyük bir başarı sayılmalı… Büyük şirketlerde, büyük filmlerde oynasam, büyük reklamlarım olsa… Ama hayır, hayır… Temiz temkinli, sadece ve ağır… Senelerce sanatım muntazam bir tempoyla gitsin senede 4-5 güzel film kafi… “ — Filmciliğimizin bu günkü durumunu nasıl buluyorsunuz?” Bu sual hemen hemen bütün artistlere sorulur ve hepsi de bir birine yakın cevaplar verirlerdi. Baki Tamer ise şunları söyledi : “ Bu konuda ben diğer arkadaşlarım gibi bedbin değilim. Filmciliğimizin istikbali aydınlıktır. Noksan taraflarımız çok olmasına rağmen iyi bir yöne doğru gidiyoruz. Terakkiyi kimse saklıyamaz. Fakat gelişme yeterli değildir. Mesela hadefe doğru koşarak ilerlemek varken biz ağır adımlarla yürüyerek ileriliyoruz. Koşmamız için her şeyden evvel büyük sermaye ve yatırım şarttır. Şahsi teşebbüsler bunu gerçekleştirecek kudrette değildir. Devletin bir kolaylık göstermesi, hiç olmaz sa her film şirketine kapısı açık bir stüdyo kurması şarttır. Yağmur hafif hafif başlıyordu. Foto arkadaşım Sayıl deklanşörüne son defa bastıktan sonra geldiğimiz yollardan geri dönüyorduk. Fakat mevzu yine aynı idi...

Cevap Yaz

SarpBayhan

18 Ekim 2014 00:58

Rahmetli son dönemde Samanyolu TV'de yayınlanan Sırlı hikayelerin anlatıldığı dizilerde oynuyordu.

Cevap Yaz

Alın yazısı

25 Ağustos 2011 20:36

Elâzığ-Harput’dan köklü bir ailenin çocuğu olarak 26 Aralık 1924′de, ailesinin 15. çocuğu olarak dünyaya geldi.Çocukluğu ve gençliği Gaziantep’te geçti. İlkokulu değişik illerde (Elazığ,Gaziantep,Adana ve Bingöl) okudu.Gaziantep ve Erzurum ‘da, lise ve öğretmen okullarında okudu.Sanata olan tutkusu çocukluk yıllarında başladı. Halk evi temsil kollarında profesyonel olarak sahne yaşamına atıldı.Sporda üstün başarılı hizmetler vermiş, cirit, kros, mukavemet ve yüzmede bölgesel dereceleri ve Türkiye çapında aldığı ödüller bulunmaktadır. Hatta Gaziantep’te birçok spor kulübünün ilk kurucusu olmuş, atletizm milli hakem lisansına sahip olmuştur.Sportif faaliyetleri yanı sıra birçok derneğin kuruculuğunu ve yöneticiliğini üstlenmiştir.Öğretmenlik, Gümrük İstihbarat Memurluğu, polislik, muhasebecilik gibi branşlarda çalıştıktan sonra kendini Yeşilçam ve sinema sanatının içinde bulunmuştur.Bir ara ses sanatçısı olarak sahneye de çıkmıştır.İlk tiyatro deneyimini 1937 yılında İstanbul Şehir tiyatrosunun Gaziantep’te sergilediği oyunda rol alarak yaşadı.1940-1953 yılları arasında Gaziantep Halkevi’nde Temsil Kolu Başkanı, idarecisi, başrol oyuncusu olarak 150′ye yakın telif ve tercüme eseri sahneye koydu ve oynadı.1955 yılında İstanbul’a yerleşip sinemayla tanıştı. 1960-1961 sezonunda İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu’nda sahneye çıktı.İlk başrolünü 1957′de Belgin Doruk ile Çileli Bülbül filminde İhsan Tomaç yönetiminde oynadı.70′e yakın filminde başrolde oynayarak zamanının ünlü yıldızları arasına girmiş, 20 senaryosu filme alınmış, ünlü yönetmenlere asistanlık yapmıştır.İlk Türk Film Festivali’nde ödül kazandı. Türk sinemasının iyi yönde gelişmesi için her dernek, sendika ve kuruluşun başında ve içinde yer aldı.Evli ve 4 çocuk babası olan sanatçı 04.08.2004 tarihinde aramızdan ayrıldı.Ölümüne kadar yüzlerce film ve TV dizisinde rol almıştır.Önemli filmleri arasında Çileli Bülbül, Çölde Bir İstanbul Kızı, Köyde Bir Kız Sevdim, Çoban Kızı, Kara Güneş ,Kanayan Yara, Ah Gardaşım filmleri örnek verilebilir.

Cevap Yaz

MGUNAY

15 Ekim 2009 10:27

başarılı bir karakter oyuncusuydu son zamanlarda dini filmlere ağırlık verdi sır kapısı gibi Allah rahmet eylesin

Cevap Yaz

denizguneyli

24 Eylül 2009 02:45

Harput/Elazığ'da doğdu. Gerçek adı Baki Solak'tır.Çocukluğu ve gençliği Gaziantep'te geçti.Erzurum Öğretmen Okulu mezunudur.Sanatla olan ilişkisi, ilkokul müsâmerelerinde, piyeslerde oynayarak başladı. Ardından halk evi temsil kollarında sahne yaşamına atıldı.İlk tiyatro deneyimini 1937 yılında Gaziantep'te yaşadı. 1940-1953 yılları arasında Gaziantep Halkevi'nde birçok eseri sahneye koydu ve oynadı.Öğretmenlik, Gümrük İstihbarat Memurluğu, polislik, muhasebecilik gibi alanlarda çalıştıktan sonra sinema sanatına olan ilgisi nedeniyle kendini Yeşilçam'da buldu.1955 yılında İstanbul'a yerleşti ve o yıl sinemayla tanıştı. İlk başrolünü 1957'de Belgin Doruk ile "Çileli Bülbül" filminde İhsan Tomaç yönetiminde oynadı. 70'e yakın filmde başrolde oynayarak zamanının ünlü yıldızları arasına girdi. Bir sava göre Türkan Şoray'ın ilk jönüdür.20 senaryosu filme alındı. Ünlü yönetmenlere asistanlık yaptı.Ölümüne kadar çok sayıda film ve TV dizisinde rol alan sanatçı, filmlerinde 'iyi adam'ın yanısıra mafya babası gibi 'kötü adam'ı da ve ayrıca alkolik tipleri canlandırdı. Yeri geldiğinde "şefkatli baba" veya "iyiliksever komşu" , yeri geldiğinde ise "acımasız baba" veya "mafya babası" rollerini başarıyla canlandırdı.Türk sinemasının iyi yönde gelişmesi için birçok dernek, sendika ve kuruluşun başında ve içinde yer aldı.Spor da yapan Tamer'in atletizmde bölgesel ve Türkiye çapında aldığı dereceler bulunmaktaydı.  Ayrıca, atletizm hakem lisansına sahipti.Kızı Sema Tamer de oyuncu olan ve son dönemlerinde dahi Türk Sineması'nın özellikle yan, yardımcı ve kısa rollerinin aranılan bir adı olmayı sürdüren Baki Tamer 4 Ağustos 2004 günü yaşama veda etti.

Cevap Yaz

Halil Güneşli

11 Mart 2009 01:34

Türk Sinemasının isimsiz kahramanlarındandır. Yan, yardımcı ve kısa rollerin aranılan ismidir, oyunculuk olarak en iyi dizisi mahallenin muhtarlarıdır. 

Cevap Yaz

Alın yazısı

20 Şubat 2009 13:41

Muthiş bir karakter oyuncusu türk sineması'na katkısı büyüktür..her rolün adamıdır..Allah rahmet EyLesin.

 

Cevap Yaz
Yandex.Metrica